kısaca

Ara verilmiş vazgeçilmeyen acılar, haz veren duygular. Olası durumlar seyrinde tatlı bir acı nağmesi gibi kulaklarımda çınlıyor. Nesin nasıl bir duygusun anlamıyorum. Komik olan ben daha sendeki beni keşfedemiyorum. kullanılan mı yoksa gizlice içten içe sevilen birimiyim Bunu sana soramayacağımı çok iyi biliyorum. Korkmak değilde bu belirsizliğin üstüne senin susmaların kabuğuma bi kat daha çekiyor. Iste bu yuzden sessizce yaninda durmak daha guvenli geliyor.

Sesin o kadar etkili, bakışların o kadar tesirliki sadece yanında durmak bile yetiyor bazı zamanlarda. Ama işte o tepkisizliğin öldürüyor bazı anlarda sana sarılmak istiyorum bağırmak o icimdeki ruzgarlari sana hissettirmek istiyorum. Fakat aklıma söyleyebileceğin şeyler geliyor aklıma. Ufak olaylarda bile benle alakasız mevzulara bile “…beni geriyorsun…” cümlen geliyor. Bi kediye dönüyorum o anlarda, sudan korkan ve denizin ortasında bir sandığın içinde yapayalnız kalmış bi kediye oluyorum. Miyavlamaktan bile aciz bir kedi..

Sonra fırtınalar başlıyor. Sonsuzluğun içinden gelen bitmek bilmeyen ara sıra inişleri olan asla durmayan acısını hafifletmeyen daha fazla gözyaşı isteyen fırtınalar. Bunlarla besleniyor acılar onu daha büyük daha tesirli hale getiriyor. Ve ben çaresizce korkmaktan başka birşey yapamıyorum. Uzun bir süre buna dayanabiliyorum. Sonra o suların sert dalgalarına alışan ben sakin anları sevmemeye başlıyorum daha fazla acı çekmeyince fırtınam da güçlenemiyor, işte o anda küçük sudan korkan kedim bir anda hırçın bi kedi oluyor. Saldırıyor savaşıyor isyan ediyor… Sonra gücüm bitiyor. Olagan seyrime geri donuyorum. Tekrarlanmiş acılarımı çekmeye başlıyorum sonsuz bir girtapta yaşıyorum

ben
korku
acı
yalnızlık
AŞK

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın